Hadis-i Şerif ve Açıklamaları | Sahih-i Müslim Hadisleri

0
56

Her İşittiğini Söylemenin Yasak Olması

5- Ebu Hureyre (r.a)’tan rivayet edildiğine göre, Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır:

“Kişiye, her işittiği (başkalarına) söylemesi yalan olarak yeter.” 18[18]

Açıklama:
Burada, kişinin, her işittiğini başkalanna aktarmaması gerektiği belirtilerek bu konuda yalana düşülebileceğine dikkat çekilmektedir.

Ehliyetsiz Kimselerden Hadis Alırken Temkinli Davranmak

6- Ebu Hureyre (r.a)’tan rivayet edildiğine göre, Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır:

“Ümmetimin sonunda bazı insanlar ortaya çıkacak ki, onlar size; sizin ve atalarınızın işitmediği şeyleri rivayet edecekler. Onlardan sakının.” 19[19]

7- Ebu Hureyre (r.a)’tan rivayet edildiğine göre, Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır:

“Âhir zamanda deccaller ile yalancılar ortaya çıkacak. Onlar size; sizin ve atalarınızın işitmediği hadisleri getirecekler. Onlardan sakının. Yoksa sizi, sapıtırlar ve fitneye düşürürler”

Açıklama:
Burada, ahir zamanda deccal ve yalancı kimselerin çıkıp o zamanda yaşayan müslümanlara, daha önce hiç duyulmamış hadisler nakledeceklerini, dolayısıyla onların uydurma hadislerine aldanılmaması, onlardan sakınılması gerektiği ve en önemlisi, getirilen hadislerin kaynaklarının araştırılması gerektiği belirtilmektedir.

8- Tâvûs’tan rivayet edilmiştir:

“Büşeyr b. Ka’b, Abdullah İbn Abbâs’a gelip ona hadis rivayet etmeye başladı. Abdullah İbn Abbâs, ona:

“Filan ve filan hadisi tekrarla!” dedi. O da tekrarladı. Sonra yine Abdullah İbn Abbâs’a hadis rivayet etti. Abdullah İbn Abbâs, ona:

“Filan ve filan hadisi tekrarla!” dedi. O da tekrarladı. Daha sonra Abdullah İbn Abbâs’a:

“Bilmiyorum, acaba benim rivayet ettiğim bütün hadisleri bildin de sadece bunu mu bilmedin? Yoksa bütün rivayet ettiğim hadisleri bilmedin de sadece bunu mu bildin?” diye sordu. Abdullah İbn Abbâs, ona:

“Doğrusu biz, Resulullah (s.a.v.) üzerine yalan uydurulmadığı zamanda ondan hadis rivayet ederdik. Fakat insanlar, hırçın ve uysal deveye binmeye başlayınca, biz de ondan hadis rivayet etmeyi bıraktık” diye cevap verdi.”

9- Mücâhid’den rivayet edilmiştir:
“Büşeyr el-Adevî, Abdullah İbn Abbâs’a gelip “Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu” “Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu” diyerek hadis rivayet etmeye başladı. Abdullah İbn Abbâs ise onun hadis rivayetini dinlemiyor ve ona bakmıyordu. Bunun üzerine Büşeyr:

“Ey Abdullah İbn Abbâs! Ne oluyor ki, rivayet ettiğim hadisi dinlediğini görmüyorum. Halbuki sana Resulullah (s.a.v.)’den hadis rivayet ediyorum. Sen ise dinlemiyorsun” dedi. Abdullah İbn Abbâs:

“Doğrusu biz, bir ara bir kimseyi “Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu” derken işittiğimizde gözlerimizi hemen ona doğru çevirir ve kulaklarımızı ona verip dinlerdik. İnsanlar hırçın ve uysal deveye binmeye başlayınca, biz de tanıdığımız hadislerden başkasını onlardan almaz olduk”diye cevap verdi”

Açıklama:

Sahabiler döneminde başlayan, hadis alınacak insanlar konusunda titiz davranma geleneğini sürdüren insanların, belli bir süre ravilerinin belirtilmesi konusunda herhangi bir müdahalede bulunmadıkları anlaşılmaktadır. Buraya kadar, hadis rivayetinde İsteğe bağlı olarak süregelen ravinin belirtilme keyfiyeti, bu aşamada yavaş yavaş zorunluluğa dönüşmeye başlamıştır. önce hadisi nakledenin isteği esas iken, ikinci aşamada ise dinleyenin talebi esas unsur haline gelmiş, hatta hadisin kabulü de zikretmek zorunda olduğu ravinin durumuna bağlanmıştır.

Ravinin sorulması, yeni kimliklerin öncelendiği, nasların te’villerle çarpıtıldığı, yani ilmin ifsat edildiği bir dönemde, hadisin sahih olduğu konusunda muhaddise güven telkin edecek bir çıkış yolu olarak görülmüştür… İşte bu ve benzeri rivayellerdeki, hadis naklini terk etmeyi, ihtiyata yönelik bir vurgu olarak anlamak gerekmektedir. Zira ortaya çıkan bir takım olumsuzluklar, hadis rivayetinde ihtiyatlı davranmayı zorunlu hale getirmiş olsa bile, dinin temel kaynaklarından birisi olan hadisleri diğer insanlara öğretmek de, bir o kadar zorunludur. 20[20]

  • 18[18] Ebu Dâvud, Edeb 80, 4992.
  • 19[19] Ahmed b. Hanbel, Müsned, 2/321, 349.
  • 20[20] Yavuz Ünal, Hadisin Doğuş ve Gelişim Tarihine Yeniden Bakış, Etüt Yay., Samsun 2001, s. 287, 290.

Hadisler, Hadisi şerif, Hz Muhammed (s.a.s.) Sözleri,
en güzel hadisler ayetler, peygamber efendimizin hadisleri ,
hadisler ve açıklamaları, kısa etkileyici hadisler,
seçme hadisler diyanet, efendimizin hadisleri,
hadisi şerif sözleri, Günün ayet ve hadisi
en güzel hadisi şerifler, hz muhammed hadisleri,
hadisi şerif sözleri, hadisler ve anlamları,
hadisi şerif sözleri resimli, hadisler ve açıklamaları,


SAHİHİ MÜSLİM MUHTASARI

Sen onların aralarında iken, Allah onlara azap etmez..
Enfal: 33

Ben bu kitabı bizzat işittiğim 300 bin hadis arasından seçtim.
İmam Müslim

Ümmet, bu iki kitabın sahih olduğu ve onlardaki hadislerle amel
etmenin vacip olduğu üzerinde icma etmiştir.
İmam Nesei

Gök kubbe altında hadis ilmi konusunda Müslim’in kitabından daha sahihi yoktur.
Ebu Ali En-Nisaburi

Sahih-i Müslim
Kur’anı’ı Kerim’den sonra en güvenilir kitaplardan birisi
olarak kabul edilmiş ve sahih hadislerden derleme yapılmış bir eserdir.
Bu eseri meydana getiren ve Müslim adı ile tanınan
Ebu Hüseyin Müslim b. Haccac el-Kuşeyri en-Nisaburi
204 veya 206 hicri 819 veya 821 miladi yılda Nisabur’da dünyaya gelmiş ve
261 hicri 875 miladi yılda memleketi Nisabur’da hayata gözlerini yummuştur.

Hz. Peygamber’e ait sözler ve davranışlar olarak tarif edebileceğimiz hadisler, ilk dönemden itibaren nesilden nesile aktarılarak günümüze ulaşmıştır.

Yorum Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz